Avrupa · Anadolu · Bursa
TÜRSAB Belge No: 17721
Yeni Turlarımızdan Haberiniz Var Mı?
Whatsapp hattımızdan bizlere ulaşarak veya bizleri arayarak hemen bizimle iletişime geçebilirsin. Sana en Uygun umre fırsatlarını birlikte inceleyelim.

Mikat, hac veya umre için Mekke’ye gidenlerin ihrama girmeden geçemeyeceği zaman ve yer sınırıdır. Yer olarak beş mikat vardır: Zülhuleyfe, Cuhfe, Yelemlem, Karnülmenâzil ve Zâtüırk. Türkiye’den doğrudan gelenlerin mikatı, Cuhfe’nin yerini alan Râbiğ hizasıdır; önce Medine’ye gidenler ise Zülhuleyfe’de ihrama girer.
Mikat konusunda en çok karışan nokta, hangi mikatın kime ait olduğu ve uçakla seyahat edenlerin ihrama nerede gireceğidir. Bu sayfa beş mikat yerini, Mekke’ye uzaklıklarını, Türkiye’den gelenlerin durumunu, Hudeybiye’nin ihram noktası olarak yerini ve mikatı ihramsız geçmenin hükmünü TDV İslâm Ansiklopedisi ile Diyanet fetvalarına dayanarak anlatır. Hanefî görüşü esas alınmış, farklı görüşler ayrıca belirtilmiştir.
Mikat (mîkât), sözlükte belli bir zaman tespit etmek anlamındaki vakit kökünden gelir. TDV’ye göre bu sözcük fıkıhta, hac ve umre için ihrama girilecek günleri ve yerleri anlatır; kelime en çok Mekke’ye gidenlerin ihrama girecekleri noktalar anlamında kullanılır. Tanım, TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Mîkāt maddesine dayanır.
Zamanla ilgili mikat, hac için şevval ve zilkade aylarıyla zilhiccenin ilk on günüdür; umre için yılın tamamıdır. Yani umre yıl boyunca yapılabilir, hacca ise belirli aylarda ihrama girilir. Umrenin ana hatları umre nedir sayfasında özetlenmiştir.
Mekânla ilgili mikat, Mekke’ye gidenlerin veya hac ve umre yapacakların ihrama girecekleri noktalardır. Hz. Peygamber, Mekke’nin dışından gelenler için bu noktaları beş yer olarak belirlemiştir. Bir yerin mikat olması mutlaka orada ihrama girileceği anlamına gelmez; TDV, bu yerlerin hizasında herhangi bir yerde ihrama girmenin de mümkün olduğunu belirtir.
Mekke ve belirli çevresine harem, onu kuşatan ikinci bölgeye hil, bunların dışında kalan yerlere âfâk denir. Mikat sınırlarının dışında yaşayana âfâkî denir; Türkiye’den gelen bir umreci âfâkîdir. Âfâkîler kendileri için belirlenen mikat yerlerinden ihrama girer. Harem ve hilde oturanların hükmü farklıdır ve aşağıda ayrı bir bölümde ele alınmıştır.
Aşağıdaki tablo, TDV’nin Mîkāt maddesindeki bilgilere göre beş mikat yerini, kimlerin bu noktadan ihrama girdiğini ve Mekke’ye uzaklığını gösterir. Uzaklık rakamları yol güzergâhlarına göre değişebildiği için TDV bunları yaklaşık değer olarak verir:
| Mikat | Kimler için (TDV) | Mekke’ye uzaklık | Not |
|---|---|---|---|
| Zülhuleyfe | Medine yönünden gelenler | Mekke’ye en uzak mikat; Mescid-i Nebevî ile arası ~11 km | Âbâr-ı Alî; mikat mescidi burada |
| Cuhfe (Râbiğ) | Eskiden Şam ve Mısır yönü; bugün Râbiğ ile Türkiye, Afrika ve Batı ülkelerinden gelenler | Cuhfe 187 km; Râbiğ yaklaşık 186 km | Cuhfe harap; yerini Râbiğ almıştır |
| Zâtüırk | Irak yönünden gelenler | Karnülmenâzil hizasında | Bugünkü adı Darîbe |
| Karnülmenâzil | Necid, Körfez ülkeleri, Irak, İran, doğu ülkeleri | 94 km | Bugünkü adı Seylülkebîr |
| Yelemlem | Yemen, güney Suudi Arabistan; bazı doğu ülkeleri deniz yoluyla | 54 km | Mekke’ye en yakın mikat |
Zülhuleyfe, günümüzde Âbâr-ı Alî diye bilinir ve Medine’den gelenlerin mikatıdır. Mekke’ye en uzak mikat olduğu için burada ihrama girmek daha faziletli sayılır. Mescid-i Zülhuleyfe, Mescidü’ş-şecere, Mescidü’l-mîkāt ve Mescidü’l-ihrâm adlarıyla da anılır; “mikat mescidi” denince kastedilen yer budur. Mescid-i Nebevî ile arasındaki mesafe yaklaşık 11 kilometredir.
Cuhfe, Kızıldeniz sahiline 9, Mekke’ye 187 kilometre uzaklıkta bir köydür ve eskiden Şam bölgesinden gelenlerin mikatıydı. Bugün harap durumdadır ve yerini Râbiğ şehri almıştır. Mekke’ye yaklaşık 186 kilometre uzaktaki Râbiğ, Türkiye, Lübnan, Suriye, Ürdün, Filistin, Afrika ülkeleri ve Batı ülkelerinden doğrudan Mekke’ye gelenlerin mikatıdır.
Karnülmenâzil, Mekke’ye 94 kilometre uzaklıkta, bugün Seylülkebîr adıyla tanınan büyük bir köydür; Necid, Körfez ülkeleri, Irak, İran ve doğu ülkelerinden gelenler burada ihrama girer. Zâtüırk, Karnülmenâzil hizasında bulunur ve Irak yönünden gelenlerin mikatıdır; bugünkü adı Darîbe’dir. TDV, Zâtüırk’ün Hz. Ömer’in takdiriyle mi yoksa bir hadisle mi belirlendiği konusunda görüş ayrılığı olduğunu kaydeder.
Yelemlem Mekke’ye 54 kilometre uzaklıktadır ve Yemen ile Suudi Arabistan’ın güneyinden gelenler burada ihrama girer. Malezya, Endonezya, Çin ve Hindistan’dan deniz yoluyla gelen hacılar için de bu noktanın hizası mikat kabul edilmiştir. Yelemlem, beş mikat içinde Mekke’ye en yakın olanıdır.
Türkiye’den umreye giden kişinin mikatı, TDV’ye göre Cuhfe’nin yerini alan Râbiğ hizasıdır. Türkiye’den doğrudan Cidde’ye uçanlar bu hattı havada geçer; bu yüzden ihrama yerde değil, uçak mikat hizasına gelmeden önce girilir. Diyanet fetvasında kuzey ve batı yönünden gelenlerin, deniz ya da hava yoluyla olsun, Cuhfe hizasını geçmeden ihrama girmesi gerektiği yazılıdır.
Uçuşta kalkış saatini, kabin ekibinin duyurusunu ve rehberin uyarısını takip etmek gerekir; çünkü uçak mikat hizasını kısa sürede geçer. İhram kıyafetinin giyilmesi ve niyet ile telbiyenin mikat hizasından önce tamamlanması rehberler tarafından organize edilir. RK Turizm olarak İstanbul Havalimanı’nda misafirlerimizi karşılıyoruz; ilk uçuş Cidde’ye ise erkek misafirlerimizin ihrama girmesine yardımcı oluyor, ihram yasaklarını kısaca anlatıp umre niyetini kafile olarak birlikte alıyoruz. İhramın nasıl giyildiği ihram nedir sayfasında, telbiyenin okunuşu telbiye nedir sayfasında anlatılmıştır.
Program önce Medine’yi kapsıyorsa umreci, Mescid-i Nebevî ziyaretinden sonra Mekke’ye giderken Zülhuleyfe’de ihrama girer. TDV, Hz. Peygamber’in Medine çevresinden Mekke’ye gidenlere Medine’de veya en geç Zülhuleyfe’de ihrama girmelerini söylediğini kaydeder..
Diyanet fetvasına göre ulemânın çoğunluğu Cidde’yi hil bölgesinden, yani mikat sınırları içinden sayar; bu yüzden âfâkîler Cidde’de ihrama giremez. Cidde’ye inip orada ihrama girmek, mikatı ihramsız geçmek anlamına gelir. Fetvanın tam metnini Diyanet’in fetva arşivinde okuyabilirsiniz.
TDV’nin verdiği rakamlara göre mikatlar Mekke’ye en yakından en uzağa şöyle sıralanır: Yelemlem 54, Karnülmenâzil 94, Cuhfe 187 kilometre; Zülhuleyfe ise en uzak olandır. Zâtüırk’ün uzaklığı ayrıca verilmez, çünkü Karnülmenâzil hizasındadır. Kaynaklardaki rakamların farklı çıkması, yeni yolların eski güzergâhların yerini almasından kaynaklanır.
Âfâkîlerin mikatları arasında Mekke’ye en yakın olan Yelemlem, en uzak olan Zülhuleyfe’dir. Kâbe’ye en yakın Harem sınırı ise mikat değil, Mekke’nin kuzeybatısındaki Ten’îm’dir; orası Mekke’de bulunanların umre için ihrama girdiği yerdir. İki kavram sık karıştırıldığı için sorular ayrı ayrı cevaplanmalıdır.
Mikat noktalarının bir kısmı yerleşim ve yol değişimi yüzünden bugün başka bir yerde anılır. Cuhfe yerine Râbiğ’in kullanılması buna örnektir. TDV, mesafe rakamlarının çok farklı verilmesini yeni yolların yapılmasına bağlar. Bu sayfada yalnız TDV’nin yazdığı rakamlar kullanılmış, yaygın ama kaynaksız rakamlar eklenmemiştir.
Hudeybiye, TDV’ye göre Mekke’nin 17 kilometre batısında, eski Cidde yolu üzerinde yer alır. Harem alemlerinden birinin dikildiği bu yer, Mekke’de bulunanların ihrama girdiği yerlerden biridir. Adını, altında biat edilen ağaçtan ya da yanındaki kuyudan alır; ilk iskân Hulefâ-yi Râşidîn döneminden sonra başlamış, VIII. (XIV.) yüzyıldan itibaren yer Şümeysî adıyla anılmıştır.
Mekke ile Hudeybiye arası TDV’de 17 kilometre olarak geçer. Rakam, Mekke merkezinden batıya doğru eski Cidde yolu üzerindeki mesafedir. Bugün burada gayrimüslimlerin Harem bölgesine girmesini denetleyen bir karakol, Hudeybiye Mescidi ve Harem sınırını gösteren alemin hemen dışında bir hamam bulunur.
Hudeybiye’nin asıl şöhreti hicretin 6. yılında yaşananlardan gelir. Hz. Peygamber, rüyası üzerine yaklaşık 1400-1500 sahâbîyle umre için Medine’den yola çıkmış, Müslümanlar umreye niyet edip ihramlarını giymiştir. TDV, Resûl-i Ekrem’in o yolculukta Zülhuleyfe’de ihrama girip semüre ağacının altında namaz kıldığını da kaydeder. Mekkeliler engel olunca Hudeybiye’de barış yapılmış, Müslümanlar kurbanlarını kesip ihramdan çıkarak Medine’ye dönmüştür.
Mekke’de bulunan biri yeni bir umre için mikata gitmez; Harem hudutları dışına, hil bölgesine çıkıp orada ihrama girer. Diyanet’in fetvasına göre bu konuda en çok bilinen ve daha faziletli olan yer Hz. Âişe Mescidi’nin bulunduğu Ten’îm’dir. Hanefî ve Hanbelî mezheplerinde fazilet sırası Ten’îm, Ci’râne ve Hudeybiye şeklindedir; Şâfiî ve Mâlikîlerde Ci’râne, Ten’îm ve Hudeybiye olarak sıralanır.
Mikat ile harem sınırı farklı kavramlardır. Harem, Mekke ve çevresindeki korunmuş bölgedir ve sınırları alemlerle belirlenir. Mikat ise Mekke’nin dışından gelenlerin ihrama girmeden geçemeyeceği, haremden çok uzaktaki noktalardır. İkisinin arasında kalan bölge hil adıyla anılır.
TDV’ye göre hil, Mekke Haremi’ni belirleyen işaretlerin dışında ve mikat sınırları içinde kalan bölgedir. Hilde oturanlar hac ve umre dışında bir maksatla Harem’e geçmek istediklerinde ihrama girmek zorunda değildir; hac ve umre için geçeceklerse hilde ihrama girerler. Âfâkîler için bu kolaylık yoktur: mikat sınırlarına ihramsız girmeleri caiz görülmemiştir.
Arafat, TDV’nin Hil maddesine göre hil bölgesinde bulunur; yani Harem sınırlarının dışındadır ve mikat sınırları içinde kalır. Bu yüzden Mekke’de bulunan biri hac ihramı için hil bölgesine gitmek zorunda değildir: vakfe sırasında Arafat’a çıkıldığında hac ibadeti hem Harem’de hem hilde yapılmış olur. Arafat bir mikat yeri değildir; hac ihramına girilen noktalar yukarıdaki beş mikat ile Mekke’de oturanlar için bulundukları yerdir.
Hil kelimesi, zamana uygulandığında farklı bir anlam da taşır. TDV’ye göre zilkade, zilhicce, muharrem ve recep haram aylar sayıldığı için bu dört ayın dışında kalan sekiz ay hil ayları olarak bilinir. Bu ayrım mikatın zaman boyutundan bağımsızdır; umre için mikatın zamanı yılın tamamıdır.
Diyanet’in fetvasına göre Hanefî mezhebinde ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebinde ise hac ya da umre amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişi mikattan ihramlı geçmelidir. Mikattan ihramsız geçen kişinin ne yapacağı, henüz bir menâsike başlayıp başlamadığına bağlıdır. Fetvanın metni Diyanet’in sayfasındadır.
Mikattan ihramsız geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan geri dönüp âfâkîler için olan bir mikat yerinden ihrama girer ve tekrar içeri girerse ceza gerekmez. Geri dönmek mümkün ve kolaysa en temiz çözüm budur. Uçakta geri dönmek mümkün olmadığı için ihramı mikat hizasından önce planlamak önemlidir.
Geri dönmeyen kişi, Hanefîlere göre bulunduğu yerden ihrama girer ve bir koyun ya da keçi kurban eder. Buna ceza hedyi denir. Diyanet, bu kurbanların Harem sınırları içinde kesilmek kaydıyla bayram günlerinde kesilebileceğini, diğer günlerde de kesilebileceğini bildirir. Ceza ve telafi konusunda yolculuk sırasında din görevlisine danışmak gerekir.
Hac veya umre niyetiyle Mekke’de bulunup mikat dışında kalan Tâif gibi bir yere gidenlerin Harem’e dönerken ihrama girmesi gerekip gerekmediği mezhebe göre değişir. Diyanet’in 2024 tarihli cevabında esas olan, Harem bölgesine dönüşte ihrama girmektir; ayrıntısı fetva sayfasında verilmiştir.
İhramın bütün hükümleri ayrı bir konudur ve bu sayfa mikatın yerini belirler. Yine de mikat noktasında yapılanların kısa bir özeti, Hz. Peygamber’in Zülhuleyfe’deki uygulamasından alınabilir. TDV, Vedâ haccından önce Resûl-i Ekrem’in sabah namazından sonra ihrama girmek için gusül abdesti aldığını, öğle namazını Zülhuleyfe’de kıldırıp telbiye getirerek Mekke’ye hareket ettiğini kaydeder:
Mikatta başlayan umre, Mekke’ye varıldığında tavafla devam eder; ardından sa’y yapılır. Tavafın adımları tavaf nedir sayfasında, yedi şavtlık yürüyüşün hükmü ve yapılışı say nedir sayfasında anlatılmıştır. Mikat, bu zincirin ilk halkasıdır; ihram yasaklarının başladığı an da burasıdır.
İhram yasakları ihrama girilmesiyle başlar; mikat, bu girişin yapılacağı son sınırdır. Hangi davranışların yasak olduğu ihram yasakları sayfasında sıralanmıştır.
Mikat konusunda internette dolaşan bilgilerin bir kısmı, farklı anlatımların birbirine karışmasından doğar. Aşağıdaki üç başlık, kaynakla çelişen en sık örnekleri düzeltir. Düzeltmeler TDV ve Diyanet kaynaklarına dayanır.
Hayır. Ci’râne, beş mikat içinde sayılmaz; Mekke’de bulunanların umre için ihrama girebildikleri hil bölgesi yerlerinden biridir. Hz. Peygamber Mekke’nin fethedildiği yıl Ci’râne’de ihrama girmiştir. Âfâkîler için ise mikat yukarıda sıralanan beş noktadır.
Yelemlem’i Türkiye hattının mikatı olarak anlatan metinler vardır. TDV’ye göre Yelemlem Yemen, Suudi Arabistan’ın güneyi ve deniz yoluyla gelen bazı doğu ülkeleri içindir; Türkiye’den doğrudan Mekke’ye gelenlerin mikatı Râbiğ’dir. Uçuş rotası farklıysa hizası geçilen mikat değişebilir; yolculukta rehberin açıklaması esas alınır.
Hz. Peygamber’in dört mikat belirlediğini, Zâtüırk’ün sonradan Hz. Ömer tarafından konduğunu söyleyen görüşler vardır. TDV, İmam Şâfiî ile bazı Şâfiî fakihleri ve İmam Mâlik’in bu noktanın nasla değil icmâ yoluyla belirlendiğini söylediğini, Hanefî, Hanbelî ve Şâfiîlerin çoğunluğunun ise hadisin sahih olduğunu ve belirlemenin nasla sabit olduğunu söylediğini kaydeder. Uygulamada Irak yönünden gelenler için mikat Zâtüırk’tür.
Yolculuğunuzu planlarken mikatı ve ihram anını rehberinizle önceden konuşmanız işi kolaylaştırır. Umre programlarımızda mikat bilgilendirmesi grup rehberi tarafından yapılır; sorularınızı yolculuktan önce de iletebilirsiniz.
Mikat bilgilendirmesi ve ihrama giriş zamanı konusunda ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.
📞 0212 706 17 06WhatsApp’tan Yaz