Yeni Turlarımızdan Haberiniz Var Mı?

Whatsapp hattımızdan bizlere ulaşarak veya bizleri arayarak hemen bizimle iletişime geçebilirsin. Sana en Uygun umre fırsatlarını birlikte inceleyelim.

Mescid-i Nebevi: Tarihi, Ravza ve Ziyaret Rehberi

Mescid-i Nebevî, Suudi Arabistan’ın Medine şehrinde bulunan ve Peygamber Efendimiz’in hicretten sonra 622 yılında ashabıyla birlikte inşa ettiği, Mescid-i Haram’dan sonra İslam’ın ikinci en kutsal mescididir. Hz. Peygamber’in, Hz. Ebû Bekir’in ve Hz. Ömer’in kabirlerinin bulunduğu Hücre-i Saadet, üzerindeki Yeşil Kubbe ve “cennet bahçelerinden bir bahçe” olarak anılan Ravza-i Mutahhara bu mescidin içindedir. Burada kılınan bir namazın, Mescid-i Haram dışındaki mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlı olduğu bildirilmiştir.

Konu: Mescid-i Nebevî — tarihi, bölümleri, Ravza ve ziyaret rehberi · Siyer anlatımlı umre programları: RK Turizm · TÜRSAB 17721

Medine’ye giden her umre yolcusunun programında Mescid-i Nebevî ilk sırada yer alır. Ancak ziyaret öncesinde sorulan sorular çoğu zaman aynıdır: mescit ne zaman ve nasıl inşa edildi, bugünkü devasa yapıya nasıl ulaştı, Ravza’ya nasıl girilir, Hücre-i Saadet’e hangi sırayla selam verilir ve kalabalıkta nelere dikkat edilmelidir?

Bu rehberde mescidin tarihini, genişletmelerini, önemli bölümlerini ve ziyaret adabını; kaynaklarda farklı verilen rakamları da açıkça belirterek anlatıyoruz. Yazının sonunda Medine ziyaretinizi planlarken işinize yarayacak pratik bilgileri ve en çok sorulan soruların kısa cevaplarını bulabilirsiniz.

Mescid-i Nebevî Nedir?

Mescid-i Nebevî, “Peygamber’in mescidi” anlamına gelir. Hicretin ilk aylarında inşa edilen mescit, Asr-ı Saadet’te yalnızca bir ibadethane değil; eğitimin verildiği, elçilerin kabul edildiği, kararların alındığı ve toplumun bütün işlerinin yürütüldüğü bir merkezdi. Bugün de Medine şehrinin kalbinde, hac ve umre yolcularının en çok ziyaret ettiği mekândır.

Asr-ı Saadet’te Mescidin İşlevleri

Hz. Peygamber döneminde mescit; beş vakit namazın, cuma ve bayram hutbelerinin yanı sıra Kur’an ve din eğitiminin verildiği bir okul, yabancı heyetlerin kabul edildiği bir divan, ihtiyaç sahiplerine yardımın dağıtıldığı bir merkez ve gerektiğinde yaralıların tedavi edildiği bir sığınaktı. Mescidin bu çok yönlü yapısı, sonraki yüzyıllarda İslam şehirlerindeki cami merkezli yaşamın örneği oldu.

Mescid-i Nebevî’nin Diğer Adları

Kaynaklarda ve halk arasında Mescid-i Nebî, Peygamber Mescidi, Mescid-i Şerif ve Harem-i Nebevî adlarıyla da anılır. Arapçada el-Mescidü’n-Nebevî denir. Mescid-i Haram ile birlikte bu iki mescide “Haremeyn” yani iki harem adı verilir; Mekke’deki mescidin tarihini Mescid-i Haram rehberimizde ayrıca ele aldık.

Mescid-i Nebevî Nerede, Hangi Ülkede?

Mescid-i Nebevî, Suudi Arabistan’ın Hicaz bölgesindeki Medine şehrinin merkezindedir. Mekke’nin yaklaşık 450 kilometre kuzeyinde yer alır; iki şehir arasında karayolunun yanı sıra hızlı tren de işler. Mescidin doğusunda Bakî Mezarlığı, batısında ise Gamame Mescidi bulunur. Umre programlarında Medine genellikle Mekke’den önce ya da sonra birkaç günlük bir durak olarak planlanır.

Mescid-i Nebevî’nin Fazileti

Mescid-i Nebevî’nin fazileti, Peygamber Efendimiz’in bu mescide dair müjdelerine dayanır. Hadis kaynaklarında en çok bilinen rivayet şöyledir:

“Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram hariç diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.” (Buhârî; Müslim)

Bu hadis, Mescid-i Nebevî’de kılınan namazın sevabının diğer mescitlere göre kat kat fazla olduğunu bildirir. Mekke’deki Mescid-i Haram ise bu hükmün dışında tutulmuştur; orada kılınan namazın fazileti daha da büyüktür. Bu nedenle Medine’de geçirilen her vakit, ziyaretçiler için değerli bir fırsat olarak görülür.

Üç Mescit Hadisi

Buhârî ve Müslim’in naklettiği bir başka hadiste, ibadet amacıyla özel olarak yolculuk yapılacak mescitlerin Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ olduğu bildirilir. Bu üç mescit, İslam dünyasının ortak kutsal mekânları kabul edilir. Umre yolculuğu bu yüzden çoğu zaman Mekke ve Medine’yi birlikte kapsar.

Medine’de 40 Vakit Namaz Meselesi

Medine’de 40 vakit namazı cemaatle kılana cehennemden ve nifaktan beraat yazılacağını bildiren rivayet Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde geçer; ancak hadis âlimlerinin önemli bir kısmı bu rivayetin senedini zayıf bulur. Mescid-i Nebevî’de namaz kılmanın fazileti ise sahih hadislerle sabittir. Bu nedenle 40 vakit, bir şart ya da kesin bir vaat olarak değil, Medine’de daha uzun kalıp daha çok vakit kılma niyetinin güzel bir ölçüsü olarak görülmelidir. Medine’de 40 vakit kalınan programları Ramazan umresi rehberimizde anlattık.

İlk İnşası: Hicretten Sonraki Aylar

Peygamber Efendimiz 622 yılında Medine’ye hicret ettiğinde devesinin çöktüğü yer mescit için seçildi. İnşaata aynı yıl başlandı ve TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre yaklaşık yedi ay sonra, 623 baharında tamamlandı; bazı kaynaklar bu süreyi sekiz ay olarak verir. Hz. Peygamber inşaatta bizzat çalıştı, kerpiç taşıdı ve ashabıyla birlikte duvarları ördü.

Arsanın Hikâyesi

Mescidin yapıldığı arsa, Sehl ve Süheyl adında iki yetim kardeşe aitti. Kardeşler arsayı bağışlamak istese de Hz. Peygamber bedelini ödemeden kabul etmedi; rivayetlere göre arsanın bedeli on dinar olarak ödendi. Bu tavır, kul hakkına verilen önemin erken ve güçlü bir örneği olarak anlatılır.

İlk Mescidin Yapısı ve Suffe

İlk mescit kerpiç duvarlı, hurma kütüklerinden direkleri ve hurma dallarından çatısı olan sade bir yapıydı; alanı yaklaşık bin metrekare olarak hesaplanır. Kıble başlangıçta Kudüs yönündeydi, hicretin ikinci yılında Kâbe’ye çevrildi. Mescidin kuzey kısmında evi ve ailesi olmayan sahâbîlerin kaldığı gölgelik bir bölüm vardı; burada kalanlara Ashâb-ı Suffe denir ve bu bölüm İslam tarihinin ilk eğitim yeri kabul edilir.

Mescid-i Nebevî’nin Genişletilme Tarihi

Mescid-i Nebevî, artan cemaat nedeniyle tarih boyunca defalarca genişletildi. Aşağıdaki tablo başlıca genişletmeleri ve her dönemden sonra ulaşılan yaklaşık alanı gösterir. Alan rakamları TDV İslâm Ansiklopedisi’ne dayanır; bazı dönemler için kaynaklarda farklı ölçüler geçer.

DönemTarihYapılanYaklaşık alan
Hz. Peygamber (ilk inşa)622–623Kerpiç duvarlı, hurma direkli ilk mescit1.000 m²
Hz. Peygamber (Hayber sonrası)628–629İlk genişletme2.400 m²
Hz. Ömer638Kuzey ve batıya genişletme4.100 m²
Hz. Osman649–650Taş duvar ve sütunlar5.000 m² üzeri
Emevî Halifesi Velîd707–710Hücre-i Saadet mescide katıldı, ilk minareler6.400–8.400 m² (kaynağa göre)
Abbasî Halifesi Mehdî778–781Kuzeye genişletme9.300 m²
Sultan Abdülmecid19. yüzyıl ortasıBugünkü Osmanlı bölümünün yeniden inşası10.900 m²
İlk Suudi genişletmesi1950’lerKuzey yönünde yeni bölüm16.300 m²
Kral Fahd1984–1994Dev genişletme, kayar kubbeler, avlular98.300 m² kapalı alan

Alanlar TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki ölçülere göre yuvarlanmıştır; bazı dönemler için kaynaklarda farklı ölçüler verilir.

Osmanlı Dönemi: Sultan Abdülmecid’in Yeniden İnşası

Bugün mescidin eski bölümünde görülen kubbeli, kırmızı-beyaz taşlı yapının büyük kısmı Sultan Abdülmecid döneminde, 19. yüzyılın ortasında yapılan yeniden inşaya aittir. Çalışmalarda Hücre-i Saadet’e ve Ravza’ya saygı gereği gürültüsüz çalışılmaya özen gösterildiği, taşların şehir dışında hazırlanıp getirildiği anlatılır. Minberin ve kubbelerin önemli bir kısmı da Osmanlı dönemi eseridir.

Suudi Dönemi Genişletmeleri

1950’lerde yapılan ilk Suudi genişletmesi mescidin alanını 16 bin metrekarenin üzerine taşıdı. 1984–1994 yılları arasında gerçekleştirilen Kral Fahd genişletmesiyle kapalı alan yaklaşık 98 bin metrekareye ulaştı; buna 67 bin metrekarelik namaz kılınabilen çatı ve 235 bin metrekareyi aşan avlular eklendi. Kral Abdullah döneminde başlayan yeni genişletme ve avlulara kurulan dev şemsiyelerle mescit bugünkü görünümüne kavuştu.

Ravza-i Mutahhara

Ravza-i Mutahhara, Hücre-i Saadet ile Hz. Peygamber’in minberi arasında kalan bölümdür. Peygamber Efendimiz “Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir” buyurmuştur (Buhârî; Müslim). Ravza’nın sınırları zeminde yeşil halıyla, diğer bölümlerden ayrılan beyaz sütunlarla belirlenir ve alanı yaklaşık 22’ye 15 metre olarak verilir. Ziyaretçiler burada iki rekât namaz kılmayı ve dua etmeyi çok arzular.

Ravza’daki Sütunlar

Ravza’daki sütunların her birinin bir hatırası vardır. Hz. Peygamber’in hutbe okurken yaslandığı hurma kütüğünün yerini gösteren Hannâne Sütunu, sahâbî Ebû Lübâbe’nin tövbe ederken kendini bağladığı Tevbe Sütunu, Hz. Âişe’nin işaret ettiği yeri gösteren Âişe Sütunu, heyetlerin kabul edildiği yerdeki Vüfûd Sütunu ve Hz. Ali’nin nöbet tuttuğu yeri belirten Mahres Sütunu bunların en bilinenleridir.

Ravza Randevusu Nasıl Alınır?

Ravza’da namaz kılmak için Suudi Arabistan’ın resmî Nusuk uygulamasından önceden randevu almak gerekir. Erkek ve kadın ziyaretçiler için ayrı saatler belirlenir, ziyaret süresi kısa tutulur ve randevu saatinde ilgili kapıdan görevlilere izin belgesi gösterilir. Randevu sayısı ve sıklığıyla ilgili kurallar Suudi makamlarınca dönem dönem değiştirildiği için güncel koşulları uygulamadan kontrol etmek gerekir.

İpucu: Ravza randevuları özellikle Ramazan’da ve hafta sonlarında çok hızlı dolar. Umreye çıkmadan önce telefonunuza Nusuk uygulamasını kurup hesabınızı açmanız, Medine’ye varır varmaz uygun saatleri kontrol etmenizi sağlar. Uygulama ve vize süreçleri için umre vizesi sayfamıza bakabilirsiniz.

Hücre-i Saadet ve Yeşil Kubbe

Hücre-i Saadet, Hz. Peygamber’in Hz. Âişe ile birlikte yaşadığı ve vefat ettiği odadır. Peygamber Efendimiz vefat ettiği bu odaya defnedilmiştir. Bugün hücre, etrafı şebekelerle çevrili kapalı bir bölümdür; ziyaretçiler içine girmez, Muvâcehe-i Saadet denen ön cepheden selam verir.

Hücre-i Saadet’te Kimler Yatıyor?

Hücre-i Saadet’te Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, ilk halife Hz. Ebû Bekir ve ikinci halife Hz. Ömer medfundur. Hz. Ebû Bekir’in kabri Hz. Peygamber’in biraz gerisinde, Hz. Ömer’in kabri de Hz. Ebû Bekir’in gerisindedir. Ziyaretçiler bu yüzden selamı sırasıyla üç noktada verir. Hücrede boş bir yer bulunduğuna dair rivayetler kaynaklarda geçse de bunlar kesin bilgi değil, rivayet olarak aktarılır.

Yeşil Kubbe’nin Tarihi

Hücre-i Saadet’in üzerindeki kubbe, Kubbe-i Hadrâ yani Yeşil Kubbe olarak bilinir. İlk kubbe 13. yüzyılda Memlükler döneminde inşa edildi ve yüzyıllar boyunca farklı renklerde boyandı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kubbe bugünkü yeşil rengini Osmanlı Sultanı II. Mahmud döneminde, 19. yüzyılın ilk yarısında aldı. Yeşil Kubbe bugün Medine’nin ve Mescid-i Nebevî’nin en tanınan simgesidir.

Minber, Mihraplar, Minareler ve Kubbeler

Mescid-i Nebevî’nin mimarisi, Asr-ı Saadet’ten günümüze uzanan farklı dönemlerin izlerini bir arada taşır. Eski bölümde Osmanlı kubbeleri ve sütunları, yeni bölümlerde ise geniş salonlar, hareketli kubbeler ve avlulardaki şemsiyeler dikkat çeker.

Minber ve Mihraplar

Hz. Peygamber’in ilk minberi birkaç basamaklı ahşap bir kürsüydü. Bugünkü mermer minber Osmanlı Sultanı III. Murad tarafından 16. yüzyılın sonunda gönderilmiştir. Mescitte Hz. Peygamber’in namaz kıldırdığı yeri gösteren Mihrâb-ı Nebevî’nin yanı sıra Hz. Osman döneminden kalan kıble duvarındaki Mihrâb-ı Osmânî ve Kanunî Sultan Süleyman döneminde yapılan Mihrâb-ı Süleymânî bulunur.

Minareler, Kayar Kubbeler ve Şemsiyeler

Mescidin bugün on minaresi vardır; Kral Fahd genişletmesinde yapılan yeni minarelerin yüksekliği 104 metre civarındadır. Yeni bölümün çatısında havalandırma için açılıp kapanabilen 27 kayar kubbe bulunur. Avlulardaki elektrikli dev şemsiyeler ise gündüz güneşe karşı gölge sağlamak için açılır, akşam kapanır ve mescidin modern simgeleri arasına girmiştir.

Kapılar ve Kapasite

Mescid-i Nebevî’nin kapı sayısı, neyin sayıldığına göre farklı verilir. TDV İslâm Ansiklopedisi ana giriş sayısını 41 olarak verir; kapı kanatları ve avlu kapıları tek tek sayıldığında 80’in üzerinde rakamlar geçer. Kapıların üzerinde numaraları yazılıdır ve kalabalıkta buluşma noktası olarak kullanılır.

Önemli Kapılar

Tarihî kapıların en bilinenleri, ziyaretçilerin Hücre-i Saadet’e selam vermek için tercih ettiği Bâbüsselâm, Hz. Peygamber’in mescide girdiği kapı olarak anılan Bâb-ı Cibrîl, Bâbü’r-Rahme ve kadınlar için ayrılan kapı olarak bilinen Bâbü’n-Nisâ’dır. Kral Fahd Kapısı ise yeni bölümün en büyük girişlerindendir. Mescidin imamları ve hutbe veren hocalar hakkında Kâbe ve Mescid-i Nebevî imamları sayfamıza bakabilirsiniz.

Mescid-i Nebevî Kaç Kişi Alır?

Kral Fahd genişletmesinden sonra mescidin kapasitesi, avlular ve çatıyla birlikte yaklaşık 650 bin kişi olarak verilir. Kaynaklarda 600 bin ile 1 milyon arasında farklı rakamlar geçmesinin nedeni, avluların ve çevre meydanların hesaba katılıp katılmamasıdır. Ramazan ve hac dönemlerinde mescit ve çevresi bir milyonu aşan ziyaretçiyi ağırlar.

Mescid-i Nebevî Ziyaret Adabı

Mescid-i Nebevî ziyaretinin en önemli anı, Hücre-i Saadet’e selam vermektir. Diyanet’in hac ve umre rehberlerinde de önerilen ziyaret sırası genel hatlarıyla şöyledir:

  1. Abdestli olarak Bâbüsselâm’dan girin. Girişte mescide saygıyla girme niyeti ve dua edilir.
  2. İki rekât tahiyyetü’l-mescid kılın. Mümkünse Ravza’da, değilse mescidin uygun bir yerinde.
  3. Muvâcehe-i Saadet’in önüne gelin. Kalabalığın akışına uyarak Hücre-i Saadet’in ön cephesine ilerleyin.
  4. Peygamber Efendimiz’e selam verin. Edeple, sesinizi yükseltmeden salât ve selam getirin.
  5. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’e selam verin. Bir adım sağa ilerleyerek sırasıyla iki halifeye selam verin.
  6. Kıbleye dönerek dua edin ve çıkın. Çıkış genellikle Bâb-ı Cibrîl veya Bakî tarafındaki kapılardan yapılır.

Ziyaret sırasında yüksek sesle konuşmamak, itişmemek ve görevlilerin yönlendirmelerine uymak adabın parçasıdır. Selam ve dua için özel ezberlenmiş kalıplar şart değildir; ziyaret dualarını ve umre yolculuğunda okunan duaları hac ve umrede okunacak dualar sayfamızda topladık.

Kadın Ziyaretçiler

Kadınlar için mescitte ayrı namaz bölümleri ve girişler bulunur. Ravza ziyareti kadınlar için belirli saatlerde, ayrı bir düzenle yapılır ve randevu yine Nusuk üzerinden alınır. Kadınların umre ve Medine ziyaretinde dikkat etmesi gereken diğer konuları bayanlar için umre rehberimizde anlattık.

Ziyaret İçin Pratik Bilgiler

Medine’deki birkaç gününüzü en verimli şekilde geçirmek için bazı pratik ayrıntıları önceden bilmek işinizi kolaylaştırır. Umre programlarında Medine’de genellikle üç ila beş gün kalınır; kaç gün kalınacağına dair seçenekleri umre kaç gün sürer yazımızda karşılaştırdık.

  • Kıyafet: Erkekler için sade ve bol kıyafetler, kadınlar için tesettüre uygun giyim; hırka Medine’nin serin gecelerinde işe yarar.
  • Ayakkabı: Ayakkabılar kapı yanındaki raflara ya da yanınızda taşıdığınız bir torbaya konur; kapı numarasını not edin.
  • Kalabalık saatleri: Cuma namazı ve akşam–yatsı arası en yoğun zamanlardır; ziyaret için kuşluk vakti daha sakindir.
  • Zemzem: Mescidin içinde ve avlularında soğuk ve normal zemzem sebilleri bulunur.
  • Fotoğraf: Hücre-i Saadet ve Ravza önünde fotoğraf çekmek görevlilerce sınırlanabilir; ibadet edenlerin mahremiyetine özen gösterin.
  • Çocuklar: Kalabalıkta kaybolma riskine karşı çocuğun cebine otel adı ve telefon numarası yazılı bir kart koyun.

Otellerden Mescide Ulaşım

Medine’deki otellerin çoğu Mescid-i Nebevî’nin çevresinde, avlulara birkaç dakikalık yürüme mesafesindedir. Otelinizin mescide hangi kapı tarafında olduğunu ilk gün öğrenmek, namaz vakitlerinde kalabalıkta yolunuzu bulmanızı kolaylaştırır. Tekerlekli sandalye kullanan ziyaretçiler için mescitte rampalar, asansörler ve ayrılmış alanlar bulunur.

Mescid-i Nebevî Çevresinde Görülecek Yerler

Mescid-i Nebevî’nin hemen doğusunda ashabın ve ehl-i beytin pek çok mensubunun medfun olduğu Bakî Mezarlığı bulunur. Batı tarafında yaklaşık 500 metre mesafede, Hz. Peygamber’in bayram ve yağmur namazları kıldırdığı yerde inşa edilen Gamame Mescidi yer alır. Biraz daha uzakta İslam’ın ilk mescidi Kuba, iki kıbleli Kıbleteyn Mescidi ve Uhud Şehitliği ziyaret edilir.

Bu mekânların hikâyelerini ve ziyaret sırasını Medine ziyaret yerleri rehberimizde ayrıntılı olarak bulabilirsiniz. RK Turizm’in siyer anlatımlı programlarında Medine ziyaretleri, her mekânın Asr-ı Saadet’teki yeri anlatılarak rehber eşliğinde yapılır. Umre ibadetinin kendisini ise umre nedir sayfamızda adım adım açıkladık.

Mescid-i Nebevî’yi ve Medine’nin mübarek mekânlarını siyer anlatımıyla ziyaret etmek ister misiniz?

Telefon +90 212 706 17 06 · WhatsApp +90 507 505 65 05 / +90 507 407 54 07 · Avrupa · Anadolu · Bursa

Umre Turları → · Siyer Umresi → · İletişim →

Mescid-i Nebevî Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Mescid-i Nebevî nerede, hangi ülkede?

Mescid-i Nebevî, Suudi Arabistan’ın Hicaz bölgesindeki Medine şehrinin merkezindedir. Mekke’nin yaklaşık 450 kilometre kuzeyinde yer alır ve iki şehir arasında karayolu ile hızlı tren bağlantısı bulunur. Mescidin doğusunda Bakî Mezarlığı, batısında Gamame Mescidi yer alır.

Mescid-i Nebevî’yi kim yaptı, ne zaman yapıldı?

Mescid-i Nebevî’yi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, 622 yılında Medine’ye hicretinin ardından ashabıyla birlikte inşa etti. İnşaat yaklaşık yedi ay sürdü ve 623 baharında tamamlandı; bazı kaynaklar bu süreyi sekiz ay olarak verir. Hz. Peygamber inşaatta bizzat çalışmıştır.

Mescid-i Nebevî’de kimler yatıyor?

Mescid-i Nebevî’nin içindeki Hücre-i Saadet’te Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, ilk halife Hz. Ebû Bekir ve ikinci halife Hz. Ömer medfundur. Hücre, Hz. Peygamber’in Hz. Âişe ile yaşadığı odadır. Ziyaretçiler hücreye girmez, Muvâcehe-i Saadet denen ön cepheden selam verir.

Mescid-i Nebevî’nin önemi nedir?

Mescid-i Nebevî, Mescid-i Haram’dan sonra İslam’ın ikinci en kutsal mescididir. Hz. Peygamber burada kılınan bir namazın, Mescid-i Haram dışındaki mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlı olduğunu bildirmiştir. Ayrıca Hücre-i Saadet ve Ravza-i Mutahhara bu mescidin içindedir.

Mescid-i Nebevî’nin diğer adı nedir?

Mescid-i Nebevî; Mescid-i Nebî, Peygamber Mescidi, Mescid-i Şerif ve Harem-i Nebevî adlarıyla da anılır. Arapçada el-Mescidü’n-Nebevî denir. Mekke’deki Mescid-i Haram ile birlikte bu iki kutsal mescide, iki harem anlamında Haremeyn adı verilir.

Ravza-i Mutahhara nedir?

Ravza-i Mutahhara, Mescid-i Nebevî’de Hücre-i Saadet ile Hz. Peygamber’in minberi arasında kalan bölümdür. Hz. Peygamber bu alan için “Evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir” buyurmuştur. Zemindeki yeşil halıyla ayırt edilir ve yaklaşık 22’ye 15 metrelik bir alandır.

Ravza’ya nasıl girilir, randevu gerekli mi?

Evet. Ravza’da namaz kılmak için Suudi Arabistan’ın resmî Nusuk uygulamasından önceden randevu almak gerekir. Erkek ve kadın ziyaretçiler için ayrı saatler belirlenir, randevu saatinde ilgili kapıdan izin belgesiyle girilir. Randevu kuralları dönem dönem değiştiği için uygulamadan güncel koşulları kontrol etmek gerekir.

Yeşil Kubbe nedir, ne zaman yeşile boyandı?

Yeşil Kubbe, Hücre-i Saadet’in üzerindeki kubbedir ve Kubbe-i Hadrâ olarak bilinir. İlk kubbe 13. yüzyılda Memlükler döneminde yapıldı ve yüzyıllar içinde farklı renklere boyandı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre bugünkü yeşil rengini Osmanlı Sultanı II. Mahmud döneminde aldı.

Mescid-i Nebevî’nin kaç kapısı var?

TDV İslâm Ansiklopedisi Mescid-i Nebevî’nin ana giriş sayısını 41 olarak verir; kapı kanatları ve avlu kapıları tek tek sayıldığında 80’in üzerinde rakamlar geçer. En bilinen tarihî kapılar Bâbüsselâm, Bâb-ı Cibrîl, Bâbü’r-Rahme ve Bâbü’n-Nisâ’dır; yeni bölümün büyük girişlerinden biri Kral Fahd Kapısı’dır.

Medine’de neden 40 vakit namaz kılınır?

Medine’de 40 vakit namazı cemaatle kılana nifaktan ve cehennemden beraat yazılacağını bildiren rivayet Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde geçer; ancak birçok hadis âlimi senedini zayıf bulur. Mescid-i Nebevî’de namazın fazileti ise sahih hadislerle sabittir. Bu yüzden 40 vakit bir şart değil, Medine’de daha uzun kalma niyetinin güzel bir ölçüsüdür.

MANEVİ YOLCULUK REHBERİNİZ

Bilinçli umre yolculuğunuzu birlikte planlayalım.

Programlarımızı inceleyin veya doğrudan bize ulaşın; size en uygun bilinçli umre yolculuğunu birlikte belirleyelim.