Avrupa · Anadolu · Bursa
TÜRSAB Belge No: 17721
Yeni Turlarımızdan Haberiniz Var Mı?
Whatsapp hattımızdan bizlere ulaşarak veya bizleri arayarak hemen bizimle iletişime geçebilirsin. Sana en Uygun umre fırsatlarını birlikte inceleyelim.

Cennetül Mualla (Cennetü’l-Muallâ), Mekke’de Mescid-i Haram’ın kuzeydoğusunda yer alan tarihî bir kabristandır ve Peygamber Efendimiz’in ilk eşi Hz. Hatice validemizin kabri buradadır. “Hacun kabristanı” olarak da bilinen bu mezarlık, Cahiliye döneminden bu yana Mekkelilerin defin yeri olmuş; İslam tarihinin birçok önemli şahsiyetine ev sahipliği yapmıştır. Medine’deki Cennetü’l-Baki ile karıştırılmamalıdır; ikisi ayrı şehirlerde, ayrı kabristanlardır.
Cennetü’l-Muallâ, Mekke şehrinde, Mescid-i Haram’ın yaklaşık kuzeydoğusunda, Hacun mevkiinde bulunur. Harem bölgesine yürüme mesafesindeki konumu sayesinde, umre veya hac için Mekke’ye gelen ziyaretçiler tarafından kolaylıkla ziyaret edilebilir. Kabristan, Mekke’nin en eski ve en saygın defin alanı olarak kabul edilir. Mekke’deki diğer kutsal mekânları ve Kâbe’nin konumunu Kâbe nerede yazımızda inceleyebilirsiniz.
“Cennetü’l-Muallâ” tamlaması, “yüce, yükseltilmiş cennet” anlamını taşır. Bu isim, hem kabristanın Mekkeliler nezdindeki manevi değerini hem de Hacun tepesinin eteklerindeki yüksekçe konumunu yansıtır. Aynı bölgeye işaret ettiği için mezarlık, kaynaklarda zaman zaman “Hacun kabristanı” adıyla da geçer.
Cennetü’l-Muallâ, İslam tarihinin önde gelen isimlerine ev sahipliği yapmasıyla büyük önem taşır. Kaynaklarda bu kabristanda medfun olduğu belirtilen başlıca şahsiyetler şunlardır:
| Şahsiyet | Kimliği |
|---|---|
| Hz. Hatice | Peygamber Efendimiz’in ilk eşi, ilk Müslümanlardan |
| Abdülmuttalib | Peygamberimizin dedesi |
| Ebû Talib | Peygamberimizin amcası (kaynaklarda Hacun bölgesinde zikredilir) |
| Kasım b. Muhammed | Peygamberimizin küçük yaşta vefat eden oğlu (rivayet edilir) |
| Kureyş’in ileri gelenleri | Peygamberimizin ataları ve akrabalarından birçok kişi |
Bu isimlerin bir kısmı için farklı rivayetler bulunsa da, kabristanın Peygamber Efendimiz’in ailesi ve yakınlarıyla olan güçlü bağı bütün kaynaklarda ortaktır. Bu yönüyle Cennetü’l-Muallâ, Mekke ziyaretinin manevi durak noktalarından biridir.
Hz. Hatice (Hatice-i Kübrâ), Peygamber Efendimiz’in ilk eşi ve İslam’a ilk iman eden kişidir. Kureyş kabilesine mensup, iffeti sebebiyle Cahiliye döneminde dahi “Tâhire” (temiz) lakabıyla anılan saygın bir tüccardı. Peygamberimizle evliliğinden Kasım, Abdullah, Zeynep, Rukiyye, Ümmü Külsüm ve Hz. Fatıma dünyaya gelmiştir. İlk vahyin geldiği zorlu günlerde Efendimiz’e maddî ve manevî desteğini hiç esirgememiş, İslam’ın en çetin yıllarında yanında durmuştur.
Hz. Hatice, peygamberliğin onuncu yılında (Hüzün Yılı olarak da bilinir) Mekke’de vefat etmiş ve Cennetü’l-Muallâ’ya defnedilmiştir. Onun bu kabristanda medfun olması, mezarlığın İslam ümmeti için taşıdığı manevi değeri en çok artıran sebeptir.
Cennetü’l-Muallâ’yı en çok tanınır kılan husus, Hz. Hatice validemizin kabrinin burada bulunmasıdır. İslam’ın ilk hanım mensubu ve Peygamber Efendimiz’in en büyük destekçisi olan Hz. Hatice, hicretten önce Mekke’de vefat etmiş ve bu kabristana defnedilmiştir. Bugün mezarın üzerinde bir türbe ya da işaret bulunmasa da, ziyaretçiler onun bu topraklara emanet edildiğini bilerek dua eder. “Hz. Hatice’nin kabri nerede?” sorusunun cevabı da bu sebeple Cennetü’l-Muallâ’dır.
Cennetü’l-Muallâ, Cahiliye döneminden itibaren Mekkelilerin kabristanı olarak kullanılmış, İslam’ın gelişiyle birlikte manevi değeri daha da artmıştır. Yüzyıllar boyunca kabristanda türbeler ve mezar yapıları bulunuyordu. Ancak 1925 yılında, Mekke’deki idarî düzenlemeler çerçevesinde kabristandaki türbe ve yükseltilmiş mezar yapıları kaldırılmış; alan sade bir görünüme kavuşmuştur. “Cennetül Mualla eski hali” aramalarının sebebi de bu tarihsel değişimdir; eski fotoğraflarda görülen türbeli yapılar, günümüzde yerini düz mezar alanlarına bırakmıştır.
Bugün kabristanı ziyaret edenler, görkemli türbeler yerine sade bir mezarlık alanıyla karşılaşır. Bu sadelik, ziyaretçilerin dikkatini yapılardan çok orada medfun olan zatların manevi mirasına yöneltir. Tarih boyunca defalarca genişletilen ve düzenlenen kabristan, Mekke’nin şehirleşmesiyle birlikte bugünkü sınırlarına ulaşmıştır; buna rağmen İslam ümmeti için taşıdığı değer hiç azalmamıştır.
Cennetü’l-Muallâ, yalnızca bir defin alanı değil; Mekke’nin İslam öncesi ve sonrası tarihini bir arada barındıran manevi bir hafıza mekânıdır. Peygamber Efendimiz’in ailesiyle olan doğrudan bağı, kabristanı ziyaretçiler için özel bir dua ve tefekkür durağına dönüştürür. Umre için Mekke’ye gelen birçok mümin, Kâbe ziyaretinin ardından buraya uğrayarak Hz. Hatice ve orada medfun olan zatlar için Fâtiha okur. Bu ziyaret, İslam tarihinin ilk yıllarını yakından hissetmek isteyenler için anlamlı bir tecrübedir.
Hayır, bu iki kabristan birbirinden farklıdır ve sık sık karıştırılır. Cennetü’l-Muallâ Mekke’de, Cennetü’l-Baki ise Medine’dedir. Cennetü’l-Baki, Mescid-i Nebevî’nin yakınında yer alır ve başta Peygamberimizin ehl-i beyti ile birçok sahabî olmak üzere binlerce Müslümanın medfun olduğu kabristandır. Mekke’yi ziyaret eden umreciler Cennetü’l-Muallâ’yı, Medine’yi ziyaret edenler ise Cennetü’l-Baki’yi görebilir. Medine’deki diğer önemli ziyaret noktalarından Gamame Mescidi yazımız da ilginizi çekebilir.
Cennetü’l-Muallâ, Mescid-i Haram’a yakınlığı sayesinde umre ve hac programları sırasında rahatlıkla ziyaret edilebilen mekânlardan biridir. Umreye hangi dönemde gitmenin daha uygun olduğunu merak ediyorsanız umreye hangi ayda gidilir rehberimize göz atabilirsiniz.
Kabristan ziyaretinde uyulması güzel olan birkaç edep şöyledir:
Umre yolculuğunuzu planlarken bu tür manevi durakları da programınıza dahil edebilirsiniz; umre ibadetinin kapsamı için umre nedir rehberimize göz atabilirsiniz.
Kutsal toprakları RK Turizm ile ziyaret edin
Hz. Hatice validemizin kabri ve Mekke’nin manevi mekânlarını içeren rehberli programlarımız için umre turları sayfamızı inceleyin.
Cennetü’l-Muallâ, Mekke’de Mescid-i Haram’ın kuzeydoğusundaki Hacun mevkiinde yer alan tarihî bir kabristandır. Harem bölgesine yürüme mesafesindedir.
Kaynaklara göre Hz. Hatice validemiz, Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib, amcası Ebû Talib ve Kureyş’in ileri gelenlerinden birçok akrabası bu kabristanda medfundur.
Hz. Hatice validemizin kabri, Mekke’deki Cennetü’l-Muallâ kabristanındadır. Kendisi hicretten önce Mekke’de vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir.
“Cennetü’l-Muallâ”, “yüce/yüksek cennet” anlamına gelir. Mekke’nin en eski ve saygın kabristanına verilen isimdir; halk arasında “Hacun kabristanı” olarak da bilinir.
Hayır. Cennetü’l-Muallâ Mekke’de, Cennetü’l-Baki ise Medine’dedir. İkisi ayrı şehirlerde bulunan, birbirinden farklı iki tarihî kabristandır.
Geçmişte kabristanda türbeler ve yükseltilmiş mezar yapıları bulunuyordu. 1925’teki idarî düzenlemeyle bu yapılar kaldırılmış ve alan sade, düz bir görünüme kavuşmuştur.
Suudi düzenlemelerine göre kabristan ziyaretlerinde zaman zaman kısıtlamalar uygulanabilir ve giriş şartları döneme göre değişebilir. Güncel uygulama için yerel görevlilerin yönlendirmesine uymak gerekir.
Kabristanda Peygamberimizin akrabaları ve Mekke’nin ileri gelenlerinden birçok kişi medfundur; ancak kesin bir sayı verilmez. Medfunların en meşhuru Hz. Hatice validemizdir.
Hacun, Cennetü’l-Muallâ’nın bulunduğu Mekke’deki mevkiin adıdır. Bu sebeple kabristan halk arasında “Hacun kabristanı” olarak da anılır.
Evet. Mescid-i Haram’a yakınlığı sayesinde umre ve hac programları sırasında ziyaret edilebilir. Ziyaret saatleri ve şartları için yerel düzenlemelere uyulması gerekir.