Avrupa · Anadolu · Bursa
TÜRSAB Belge No: 17721
Yeni Turlarımızdan Haberiniz Var Mı?
Whatsapp hattımızdan bizlere ulaşarak veya bizleri arayarak hemen bizimle iletişime geçebilirsin. Sana en Uygun umre fırsatlarını birlikte inceleyelim.

Kurasız hac, Türkiye’de resmî olarak var olan bir hac yolu değildir. Türkiye’den hacca gitmenin tek yasal yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yürüttüğü ön kayıt ve kura sistemidir; ülkeye Suudi Arabistan tarafından tahsis edilen hac kontenjanı bu sistem üzerinden dağıtılır. “Kurasız hac”, “özel hac vizesi” veya “turist vizesiyle hac” gibi vaatler mevzuat dışıdır; Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı bu vaatlere itibar edilmemesi yönünde defalarca uyarı yayımlamış, Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu ise bu tanıtımlar hakkında yaptırım kararı almıştır.
“Kurasız hac” ifadesi, Diyanet’in kura sistemine girmeden, sıra beklemeden ve genellikle yüksek bir bedel karşılığında hacca gidilebileceği iddiasını anlatmak için kullanılır. Bu iddia sosyal medyada, telefonla arama yoluyla ve bazı internet sitelerinde “özel vizeli hac”, “kura beklemeden hac”, “garantili hac” gibi başlıklarla dolaşır.
Meselenin özü şudur: hac kontenjanı bir acentenin değil, bir devletin elindedir. Suudi Arabistan her ülkeye nüfusuna oranla belirli bir hacı kontenjanı tahsis eder ve bu kontenjanı ülkenin resmî makamı dağıtır. Türkiye’de bu makam Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Dolayısıyla hiçbir seyahat acentesi, kendi başına hac kontenjanı yaratma veya kura sırasını atlatma yetkisine sahip değildir. Bir acentenin “size kurasız hac ayarlayabilirim” demesi, elinde olmayan bir yetkiyi vaat etmesi anlamına gelir.
Kelimenin kendisinin arama hacmi de bu kafa karışıklığını gösterir: her yıl on binlerce kişi “hac kurası” ve “kurasız hac” aramaları yapar. Aranan şey aslında bir kısayol değil, sıra ne zaman gelecek sorusunun cevabıdır. Hac ibadetinin mahiyeti ve şartları hakkında ayrıntılı bilgi için hac ibadeti nedir yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bu konu bir yorum meselesi değildir; Türkiye’nin yetkili kurumları defalarca ve açık ifadelerle uyarı yayımlamıştır. Aşağıdaki tablo, kamuya açık başlıca açıklamaları özetler.
| Kurum | Tarih | Açıklamanın Özü |
|---|---|---|
| Diyanet İşleri Başkanlığı | Kasım 2023 | “Özel ve kurasız hac adı altındaki turlara kesinlikle itibar edilmesin” uyarısı yapıldı; sosyal medyadaki “kurasız hac” ve “turist vizesi” söylemlerine dikkat çekildi. |
| Kültür ve Turizm Bakanlığı | Mart 2025 | Bakan Yardımcısı düzeyinde “Sizi arayarak kurasız hac vaadinde bulunanlara sakın inanmayınız” açıklaması yapıldı. |
| Ticaret Bakanlığı — Reklam Kurulu | Ağustos 2025 | “Kurasız hac” reklamları incelemeye alındı; vatandaşların dinî ve manevi duygularını istismar eden tanıtımlara karşı mağduriyet uyarısı yapıldı. |
| Ticaret Bakanlığı — Reklam Kurulu | Kasım 2025 | 362 sayılı toplantıda alınan kararla “özel hac vizesi” ve “kurasız hac” gibi mevzuat dışı tanıtımlara reklam durdurma ve idari para cezası uygulanması yönünde tedbir alındı. |
Bu tablo iki şeyi birden gösterir: birincisi, “kurasız hac” ifadesi resmî olarak aldatıcı ticari uygulama kapsamında değerlendirilmektedir; ikincisi, bu ifadeyle tanıtım yapan firmalar idari yaptırımla karşı karşıyadır. Dolayısıyla böyle bir teklif alan kişinin sorması gereken ilk soru şudur: bu firma, devletin yaptırım uyguladığı bir ifadeyi hâlâ kullanıyorsa başka nelerde kestirme yol arıyor olabilir?
“Kurasız hac” vaatleri genellikle birbirine benzeyen birkaç senaryo üzerinden kurulur. Her birinin nerede kırıldığını bilmek, teklifi daha telefonda değerlendirmenizi sağlar.
En yaygın iddia budur: turist vizesiyle Suudi Arabistan’a girilip hac mevsiminde Mekke’ye geçilebileceği söylenir. Oysa hac döneminde Mekke’ye ve Arafat, Müzdelife, Mina bölgesine giriş, resmî hac izni (tasrih) taşıyan kişilerle sınırlıdır. Bölgeye giden yollarda kontrol noktaları kurulur; izinsiz kişiler geri çevrilir. Yani vize alınsa bile hac menasikinin yapılacağı alana girmek mümkün olmayabilir.
Piyasada “özel hac vizesi” diye ayrı bir vize türü varmış gibi anlatılır. Böyle bir kategori, Türkiye’den hacca gitmek isteyen vatandaşlar için resmî hac kontenjanının dışında bir kapı açmaz. Reklam Kurulu’nun yaptırım kararında doğrudan bu ifade adıyla anılmaktadır.
Bazı tanıtımlarda yaş sınırı, cinsiyet ve sağlık şartı içeren “işçi vizeli hac” gibi modeller anlatılır. Bu modeller kişiyi, gitmediği bir iş için düzenlenmiş bir belgeyle yurt dışına çıkarmayı öngörür. Sonuç, ibadet için yola çıkan kişinin baştan hukuka aykırı bir beyanla seyahat etmesidir; üstelik hac izni yine garanti değildir.
Bir başka senaryo, başka bir ülkenin kontenjanından kayıt yapılabileceğidir. Ülke kontenjanları o ülkede ikamet eden kişilere tahsis edilir; ikamet şartını taşımayan bir kişinin bu kontenjandan yararlanması usulsüzdür ve kayıt aşamasında ya da sınır kapısında ortaya çıkar.
Bu dört senaryonun ortak noktası, hepsinin kontrolün Suudi makamlarında olduğu bir aşamada kırılmasıdır. Ödeme Türkiye’de yapılır, sorun ise Suudi Arabistan’da yaşanır — ve o noktada muhatap bulmak neredeyse imkânsızdır.
Bu yolu deneyen kişilerin yaşadığı sorunlar üç başlıkta toplanır ve üçü de geri dönüşü zor sonuçlar doğurur.
İzinsiz hac girişimi tespit edilen kişiler Suudi makamlarınca sınır dışı edilir. Bu işlem çoğu zaman belirli süreli bir ülkeye giriş yasağıyla birlikte uygulanır. Yani kişi hem o yılki hac ibadetini yapamaz hem de sonraki yıllarda umre için bile ülkeye girmekte zorlanabilir. İbadet için yola çıkıp yıllarca kapıyı kapatmak, bu riskin en acı tarafıdır.
“Kurasız hac” vaatleri genellikle resmî hac bedelinin çok üzerinde fiyatlarla sunulur ve ödemenin önemli bir kısmı peşin istenir. Program gerçekleşmediğinde ya da kişi sınırdan geri çevrildiğinde, ödenen bedelin iadesi için muhatap bulmak çoğu zaman mümkün olmaz; şikâyet platformlarında bu konudaki kayıtlar bu tabloyu doğrular.
Resmî hac organizasyonu; Mina ve Arafat’ta çadır tahsisi, sağlık ekibi, din görevlisi, ulaşım ve acil durum koordinasyonunu kapsar. İzinsiz giden kişi bu hizmetlerin hiçbirinden yararlanamaz. Yılın en kalabalık ve fiziksel olarak en zorlayıcı organizasyonunda, ileri yaştaki bir kişinin bu destek ağı olmadan hareket etmesi ciddi bir sağlık riskidir. Hac programının fiziksel yapısını ve ziyaret edilen mekânları hacda ziyaret edilen yerler yazımızda bulabilirsiniz.
Bu soru iki ayrı düzlemde cevaplanmalıdır ve karıştırılmamalıdır.
Birinci düzlem fiilî imkândır: Haccın en temel rüknü Arafat vakfesidir; Arafat’ta belirlenen vakitte bulunmayan kişinin haccı gerçekleşmez. Resmî hac izni olmayan kişi Arafat bölgesine alınmayabileceği için, ortada “kabul olur mu” tartışması bile kalmadan hac hiç yapılamamış olabilir. Yani risk sadece günah riski değil, ibadetin hiç gerçekleşmemesi riskidir.
İkinci düzlem fıkhî değerlendirmedir: Haccın farz olmasının şartları arasında maddi ve bedenî güç (istitaat) ile yol güvenliği de sayılır. Yol güvenliğinin bulunmadığı, kişinin sınır dışı edilme ve mağduriyet riski taşıdığı bir durumda hacca yönelmek, ibadetin kendi şartlarıyla çelişir. Haram bir yolla elde edilen imkânla yapılan ibadetin hükmü ise fetva konusudur ve Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’na sorulması gereken bir meseledir. Haccın kimlere ve hangi şartlarda farz olduğunu hac kimlere farzdır yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Resmî süreç sabırlı ama nettir ve tamamen devlet güvencesi altındadır.
Hacca gitmek isteyen kişi, Diyanet’in duyurduğu dönemlerde e-Devlet üzerinden veya il/ilçe müftülüklerine başvurarak ön kayıt yaptırır. Ön kayıt bir sıra numarası oluşturur; kişi bu numarayı koruduğu sürece her yıl yapılan kuraya dahil olur. Kayıtların düşmemesi için Diyanet’in ilan ettiği kayıt yenileme dönemlerini takip etmek gerekir — en sık yaşanan hak kaybı, yenileme döneminin kaçırılmasıdır.
Kontenjan belli olduktan sonra Diyanet noter huzurunda kura çeker ve sonuçlar e-Devlet ile müftülükler üzerinden duyurulur. Kurası çıkan kişi, ilan edilen sürede konaklama türünü seçerek kesin kayıt yaptırır ve bedeli anlaşmalı bankalar aracılığıyla öder. Bu aşamadan sonra pasaport, vize, aşı ve seminer süreçleri müftülük koordinasyonunda yürütülür.
Bu sürecin hiçbir adımında bir seyahat acentesinin araya girmesi, sıra atlatması veya kontenjan yaratması söz konusu değildir. Kura sırasını beklerken haccın çeşitlerini ve menasikini öğrenmek isteyenler için haccın çeşitleri yazımız kapsamlı bir başlangıç noktasıdır.
Hac ve umre alanında karşınıza çıkan her teklifi aynı ölçütlerle sınayabilirsiniz. Aşağıdaki kontroller birkaç dakika sürer ve çoğu mağduriyeti daha başlamadan önler:
“Kurasız hac” arayışının asıl sebebi çoğu zaman bir kestirme yol merakı değil, sıranın ne zaman geleceğinin belirsizliğidir. Bu belirsizliğin kaynağı basittir: Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye tahsis ettiği kontenjan, hacca gitmek isteyen kişi sayısının çok altındadır. Ön kayıt sayısı milyonlarla ifade edilirken yıllık kontenjan on binlerle sınırlıdır; bu oran da bekleme süresini uzatır.
Sistemde kişinin şansını artıran tek meşru unsur kayıt yılıdır: ön kaydı daha eski olan kişiler kura sıralamasında öne çıkar. Bu yüzden hacca gitme niyeti olan kişinin yapması gereken en doğru şey, imkânı olsun olmasın ön kaydını erken yaptırmak ve kayıt yenileme dönemlerini kaçırmamaktır. Yaşa bağlı öncelik uygulamaları, engelli kontenjanı ve benzeri özel düzenlemeler her yıl Diyanet’in duyurularıyla belirlenir.
Sırasını bekleyen kişinin dikkat etmesi gereken en kritik nokta şudur: kayıt yenileme dönemi kaçırıldığında ön kayıt düşer ve yıllarca birikmiş kıdem sıfırlanır. Yaşanan hak kayıplarının büyük bölümü kurada şansızlıktan değil, bu tarihin gözden kaçmasından kaynaklanır. Duyuruları e-Devlet üzerinden veya müftülüğünüzden düzenli takip etmek, hiçbir “özel yol” vaadinin sağlamayacağı gerçek bir avantajdır.
“Kurasız hac” vaadiyle ödeme yapmış ve program gerçekleşmemişse ya da sınırdan geri çevrilmişseniz, sürecin takipsiz kalmaması için birkaç resmî kanal bulunur.
İlk adım, ödeme belgelerini, sözleşmeyi, ilan metnini ve yazışmaları (WhatsApp mesajları, e-postalar, sosyal medya paylaşımlarının ekran görüntüleri dâhil) eksiksiz olarak arşivlemektir. Bu kayıtlar, hem aldatıcı reklam iddiasının hem de maddi talebin dayanağıdır. Aldatıcı tanıtım söz konusuysa Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu‘na şikâyet başvurusu yapılabilir; kurulun bu alanda alınmış emsal kararları mevcuttur. Parasal talep için tutara göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi yolu izlenir; seyahat acentesi kaynaklı sorunlarda TÜRSAB‘a da başvurulabilir. Kasıt ve dolandırıcılık şüphesi varsa savcılığa suç duyurusunda bulunmak ayrı bir yoldur.
Bunlarla birlikte en etkili tedbir, sorun ortaya çıkmadan alınandır: hac konusunda yalnızca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmî kanallarını kullanmak ve hiçbir ödemeyi yazılı sözleşme olmadan yapmamak.
Burada net olmak gerekir: umre haccın yerine geçmez. Hac, şartlarını taşıyan Müslümana ömürde bir kez farz olan ve belirli günlerde eda edilen bir ibadettir; umre ise hac ayları dışında da yapılabilen, hükmü farklı bir ibadettir. Umreye gitmek, kişinin hac sorumluluğunu düşürmez ve kura sırasını etkilemez. İki ibadet arasındaki farkları umre ile hac arasındaki fark yazımızda ayrıntılı biçimde açıkladık.
Bununla birlikte umre, hac sırası beklerken Mekke ve Medine’yi ziyaret etmenin, Harem’i tanımanın ve hac gününe manevi olarak hazırlanmanın meşru ve yaygın yoludur. Kura sırası geldiğinde daha önce bölgeyi görmüş olmak, ileri yaştaki misafirler için pratik bir avantaj da sağlar.
RK Turizm, TÜRSAB 17721 belge numarasıyla 2012’den bu yana Resul Kepil rehberliğinde siyer merkezli umre programları düzenler; hac konusunda ise tek muhatabın Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu açıkça belirtir. Umre programlarımızı umre turları sayfamızdan inceleyebilir, sorularınız için iletişim hatlarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
Kurasız hac, Diyanet’in kura sistemine girmeden ve sıra beklemeden hacca gidilebileceği iddiasını anlatan bir ifadedir. Türkiye’de böyle resmî bir yol yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı bu vaatlere itibar edilmemesi yönünde uyarı yayımlamıştır.
Hayır. Türkiye’ye tahsis edilen hac kontenjanı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ön kayıt ve kura sistemiyle dağıtılır. Hiçbir seyahat acentesinin kontenjan yaratma veya kura sırası atlatma yetkisi yoktur; bu yönde verilen vaatler mevzuat dışıdır.
Hayır. Hac döneminde Mekke ile Arafat, Müzdelife ve Mina bölgesine giriş, resmî hac izni (tasrih) taşıyan kişilerle sınırlıdır. Bölgeye giden yollarda kontrol noktaları kurulur ve izinsiz kişiler geri çevrilir; vize alınmış olması hac alanına girişi sağlamaz.
Evet. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, 362 sayılı toplantısında “özel hac vizesi” ve “kurasız hac” gibi mevzuat dışı tanıtımlar hakkında reklam durdurma ve idari para cezası uygulanması yönünde karar almıştır. Bu ifadelerle yapılan tanıtımlar aldatıcı ticari uygulama kapsamında değerlendirilir.
Üç temel risk vardır: Suudi makamlarınca sınır dışı edilme ve ülkeye giriş yasağı, ödenen bedelin iade edilmemesi nedeniyle maddi mağduriyet ve resmî organizasyonun sağladığı çadır, sağlık, ulaşım ile acil durum hizmetlerinden tamamen yoksun kalma.
Haccın temel rüknü Arafat vakfesidir; resmî izni olmayan kişi Arafat bölgesine alınmayabileceği için hac hiç gerçekleşmemiş olabilir. Ayrıca haccın farz olma şartları arasında yol güvenliği de sayılır. Bu yolla yapılan ibadetin hükmü fetva konusudur ve Din İşleri Yüksek Kurulu’na sorulmalıdır.
Diyanet’in duyurduğu dönemlerde e-Devlet üzerinden veya il ve ilçe müftülüklerine başvurarak ön kayıt yaptırılır. Ön kayıt bir sıra numarası oluşturur ve kişi her yıl yapılan kuraya dahil olur. Kayıt yenileme dönemlerinin takip edilmesi, hak kaybı yaşanmaması için zorunludur.
Kontenjan belirlendikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı noter huzurunda kura çeker. Sonuçlar e-Devlet ve il/ilçe müftülükleri üzerinden duyurulur. Kurası çıkan kişi ilan edilen sürede konaklama türünü seçerek kesin kayıt yaptırır ve bedeli anlaşmalı bankalar aracılığıyla öder.
Hayır. Umre ile hac ayrı ibadetlerdir; umreye gitmek hac kura sıranızı etkilemez, ön kaydınızı düşürmez ve hac sorumluluğunuzu ortadan kaldırmaz. Umre, hac sırası beklerken Mekke ve Medine’yi ziyaret etmenin meşru ve yaygın yoludur.
Firmanın TÜRSAB belge numarasını isteyip doğrulayın, kapsam ile iptal ve iade koşullarını yazılı olarak alın ve ödemenin şahıs hesabına değil kurumsal kanala yapıldığından emin olun. “Kurasız hac” veya “özel hac vizesi” gibi ifadeler kullanan bir firmayla görüşmeyi sürdürmeyin.